osman returns

selam beyler, hal hatır faslını geçiyorum. diablo yazmaktan vazgeçtim. fazla kurcalamaya gerek yok, daha önceden yazılmış bi hikayeyi coverlamaya ne gerek var? ağanın bokunun üstüne sıçılmazmış. diabloyu kendi haline bırakıyoruz. hem sikmişim feriştahını da iblisini de. feriştah melek anlamına gelir bu arada cahil piçler. herneyse... osman'ı özlemedik mi hepimiz? evet, en çok da ben özledim amk. ha bi de aklıma gelmişken, bundan sonra 1den fazla bölümü olan hikaye de yazmıyorum. hayatta başladığı işleri nadiren bitirebilmiş bi insandan arkası yarın kuşağı bekleyemezdiniz değil mi? blogun tozlu sayfalarında yarım kalmış öyküler için diyeceğim şudur ki, yazar bu öyküde finali okurun yorumuna bırakmış. hahaha işte bu! yıllardır fırsatını kolladığım intikamı sizden almak istemezdim ama başka da kimsem yok. çok şerefsizce. çok ibnece biliyorum.

dün uzun, lüle lüle saçlarıma kıydım. o saçlar ki,  insan içine çıktığımda topluma sebepsiz bir nefretle bakan gözlerimi saklayan pelerinimdi. gerim gerim gerilen yüz kaslarımı, no fear markası gibi çatılan kaşlarımı gizleyen örtümdü. bi tutam güvensizliği ve tedirginliği de kapatırdı. taktığımda kimsenin gözüne batmayan bir maskeydi; sayesinde rahatça dolaştığım. artık yok. oturdum berber koltuğuna "üç" dedim.  nedenini sormayın tam olarak bir açıklaması yok. ne de olsa bi gün ayrılıcaz diyip sevgiliyi terk etmek gibi bişeydi diyebilirim. eve dönüp aynaya bakınca şoka girdim tabi. şokun etkisinden midir nedir birileriyle paylaşmak istedim. hemen yeni halimle bi fotoğraf çekilip fotoları yan yana tek karede birleştirerekten tedaviden önce/tedaviden sonra tadı yakalamak gibi şeyler. napıyosun lan sen? dedim sonra. napıyosun amk!!!

 bazı tipler vardır, her boklarını ama her boklarını sosyal medyada paylaşırlar. paylaşırlar ve anında reaksiyon beklerler. sosyal medya diyen ağzıma da sıçabilirsiniz ama artık adı bu oldu. neyse efendim bu insanlar istisnasız her şeylerini paylaşırlar. bir gün pinkikteler bi gün tatilde. bi gün iş yemeğindeler bi gün konserde. bi gün meyhane bi gün kerane. bu insanlar hep bi yerlerdedirler ve siz onlardan asla kaçamazsınız. sürekli haritada biyerde etiketlenirler ve her an paylaşım sitelerinedirler ayfonları sayesinde. hiç bir şey kaçıp kurtulmaz ellerinden. otobüs durağında olsun metro deliğinde olsun, manikürde pedikürde bilmemnede illa ki bi malzeme bulurlar. bulurlar ve anında instagram filtresinden geçirerek burnunuzun dibine sokarlar.


makyözüm haqqı -elleri sihirlidir3<3<33

hele hele bunların bazıları vardır ki, her şeyin yolunda gittiği izlenimini verir bu insanlar. çok güler, çok konuşurlar. kendilerine güvenirler. sigara içmezler ve mutlaka 1-2 adet pahalı hobileri olur scuba diving bile olabilir belki snowboard. bi aksilik olmadıysa yurt dışına çıkılmış, seyahat edilmiş ve gözümüze sokulmak üzere milyonlarca fotoğraf edinilmiştir. kız arkadaşları vardır, erkek arkadaşları vardır. hepsi birbirlerini çok severler. etrafları hep kalabalıktır. üstleri başları temiz, düzgün ve pahalıdır bunların. üstelik de inançlıdırlar. ama muhafazakar değillerdir. hoş, ateist olanı bile bi tabuya tapar elbet. yine de zihinleri her türlü gelişime açık ve eğitimlidirler. her gün toplumsal sorunlardan bahsederler. toplumun kanayan yarası olan bizler için çözümler üretirler. o kadar aydındır ki bu insanlar bazen bakarken gözlerim kamaşıyor. bu kadar harikalar ama eve gidip kan işeyip işemediklerini bilmiyorum. işkence videoları izleyerek ereksiyon hale geçip mastürbasyon yapıp yapmadıklarını da. belki dövülmekten, kırbaçtan hoşlanıyorlardır. belki kendi kuzenlerine ilgi duyuyorlar. belki de gece uyumadan önce yatakta cenin pozisyonu alıp korkudan tir tir titriyorlardır. 

kızlarla ;););)   twitpic.39488d273dhhı
bir kız arkadaşım vardı. sevgilim değil, sadece kız arkadaş idi. üniversitede bir oda arkadaşı varmış. istanbul'u pek bilmem yalan olmasın tarabya'da mı öyle bir yerde villada oturuyormuş. hani şu platin saçlı  tikilerdenmiş kız. iki bin liralık çantayla gidermiş okula. misler gibi parfüm kokarmış ama bir sorunu varmış kızın. kapı açık sıçmaktan hoşlanıyormuş. ilginç, ben bunu sadece yalnız adamın laneti sanırdım. her neyse, kaltak kapı açık takılırmış çünkü sıçarken sohbet etmeyi ve müzik dinlemeyi severmiş. üstelik kendi burnu koku almıyormuş çocukken geçirdiği bir hastalık yüzünden. amma, lakin ki,  göt kadar yurt odası yaşanmaz hale geliyormuş kokudan. kız bundan zerre rahatsızlık duymuyormuş. çatır çatır, osurarak sıçıyormuş. üstelik sıçtıktan sonra götünü sildiği boklu tuvalet kağıtlarını klozete değil, çöpe atıyormuş görülecek şekilde. ah şu üst tabaka. onları hep sevmişimdir. sik kadar dünyamızda kapı açık sıçar,her yeri kokutururlar. güzel ve zarif görünürler, bakımlı görünürler ve prada parfüm kullanırlar. bizse durmadan kokarız. onları rahatsız eder ve iğrendiririz. şimdi taşlar yerine oturmuştur umarım.

gerçi herkesin ne olacağı daha ilkokul sıralarında bellidir. hiç unutmam ilkokuldayken bir piçe annesi beslenme saatinde  mcdonalds'tan hamburger falan getirirdi. anasını satim olan var olmayan var... öğretmenimiz nasıl izin verirdi bunlara bilmiyorum. gerçi okul aile birliği bilmemne derken idare bu velinimet velilere muhtaçtı ve gönülleri hoş tutulmalıydı. her neyse, genelde bende yiyecek pek bir şey olmazdı. bayatlıktan hamur olmuş ekmek arası peynir falan.onu da kendim hazırlardım zaten. beslenme örtüm buruş buruş ve leş olduğu için yemekten sonra dışarı çıkmayıp defterime yüz kere 'beslenme çantamı temiz ve düzenli tutmalıyım' gibisinden şeyler yazmayı alışkanlık haline getirmiştim.


neyse, bu piçin annesi ne zaman sınıftan içeri adım atsa içim cız ederdi. çünkü bu, birazdan o hamburgerin dayanılmaz kokusunu alacağım anlamına gelirdi. kadının elinde bej renkli ve sarı-kırmızı logolu kese kağıdını görünce içim daralırdı. işte saçları fix amerikan traşı kesilmiş piçinin yanına gidiyor, işte abartılı tavırlarla öpüp seviyor, işte beslenme örtüsünü oğlu için seriyor ve işte o mükemmel, pofuduk, yusyuvarlak hamburger paketten güneş gibi doğuyor! yanında da kola. üstelik de tatlı olarak donut var. ben hiç donut yememiştim o zamanlar. hoş, halen tadı neye benziyor hiç bi fikrim yok. polis yiyeceği olarak kafama kazınmış sadece. yine de o zamanlar bir iki kere hamburger yemiştim ama nasıl olduysa hatırlamıyorum. bu piçle birlikte biyerde sınava girdik de annesi bizi çıkışta mcdonalds'a götürdü sanırım. neyse işte; piç hamburgerini poşetten çıkarıyor, piç hamburgerden koca bir ısırık alıyor, piç karnını 10 numara doyuruyor. o hamburger benim olsa onu ufak ufak ısırırdım, böylece çabuk bitmezdi. bazı insanlar gerçekten kadir kıymet bilmiyor dostlar. ben de saçlarımı hart hurt kestirip attım işte kenara. tıpkı bu yazıyı da kestirip attığım gibi. sizin sikiniz taşşaanız sağolsun canlar. finali yine bağlayamadık ama önceden belirttiğimiz gibi; yazar yorumu okura bırakmış...











Yorumlar

  1. oha dostum bombalamışsın yine şüku

    YanıtlaSil
  2. arkadaş önermişti dediği kadar varmışsın usta saygılar

    YanıtlaSil
  3. uzun zamandır girmiyodum panpa sayfana. bi girdim 3 tane başlık oh süper geldi lan. gene süper panpacım öptüm amından

    YanıtlaSil
  4. emperyalist dünya :(

    YanıtlaSil
  5. ad: URL: ebe : am: taşak :21 Ekim 2012 03:58

    Hassiktir aşırı iyi amınakoyiim bir ara Mc Donalds yapalım reyiz..

    YanıtlaSil
  6. "hadi mc donalds'a gidek" dediğinde gözlerimden alev çıktığını biliyosun piç. nefretimi daha sana nasıl anlatayım bilemedim ki.

    YanıtlaSil
  7. Sikertenkele21 Ekim 2012 23:30

    Hunharca ağladım lan resmen beni anlatmışsın. Devamı gelsin bu yazıların.

    YanıtlaSil
  8. İğreniyorum senden ve yazdıklarından.Erişemediğin hayatlara bok atarak ömrünü tüketen pisliğin tekisin. Zavallısın.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

ölümsüz

shift+del

ıspanak soğuk yenen bir yemektir