4 Nisan 2012 Çarşamba

o yolun yolcusu olmak

geçen akşam yakın bi arkadaşla oturuyoruz. sohbet muhabbet derken ulan, geçen bana sahte 200TL'lik banknot soktular, harcamaya korkuyorum amk dedi. vay anasını dedim ayak üstü kim giydirdi lan o meblayı? baktım adam durmuyo yerinde. çıkardı çakmağı parayı illa yakıcam diyo. kafası da kıyaktı inceden. olm dedim yapma etme bi yolunu buluruz. 200 lira moruk, boru değil ki. bak dedim arkadaşa, olm dedim sen bu 200 lirayı bana ver, benim sana 200lira borcum olsun. yaaa yok katiyen olmaz falan dedi ama içindeki tereddütü hissettiğim an parayı çekip aldım elinden. kağıdına falan bi baktım dokusuna. harbiden ben sahteyim diye bağırıyodu. yine de dikkatsiz birilerine sokulabilirdi. arkadaş tutturdu yine "yok olm öyle iş olmaz, durduk yere borçlanma" bilmemne.. bi sus amına koyiim ya bi sus bulucam ben bi yolunu, dedim. o vakit beklenen teklif arkadaştan geldi. "abi sen bana helalinden bi 20 lira uçuklan, 200 lirayı kime sokarsan sok, ben gözden çıkardım o parayı zaetn". iyi madem sen biliyon dedim, çıkardım verdim eline bi yeşillik. bi süre daha takıldıktan sonra kendi mekanıma yol aldım.

yolda parayı nasıl aklayabilceğimi düşünürkene kafamda trink yandı ampül. tekele uğrayıp cebimdeki son gerçek ve helal para olan 50 lirayla içecek bişeyler + telefona kontör aldım. keyiften dört köşe vaziyette eve geldim. evde dandanakan savaşı'nın ikincisi yapılmıştı sanki. ulan dedim ben nasıl yaşıyorum burda? köpek bağlasan durmaz. hızlı hızlı ortalığı topladım ve 5dk soğuk duşa girdim. çıkınca da telefonuma kontörü yükledim. eskort servisini arayıp saati 200 liralık yabancı uyruklu bayanlardan bir tane ısmarladım. yarım saat sonra hatun geldi.

 içeriye buyur ettim. ikramda bulundum, biraz muhabbet ettik falan. ilk defa paramla birine sahip olacaktım o yüzden biraz çekince vardı. eve gelirken "...ve parayı suratına çarpıp DOMAL ULAN! derim, sonra şöyle..sonra böyle.. bla bla.. PARASIYLA DEĞİL Mİ ULAN! diye atar yaparım hehehe" diye kurmuştum. gel gelelim durum sandığımdan çok daha farklıydı. hatun içeceğini bitirdikten sonra yanıma oturdu. ben götüm götüm kenara kaydım. hatun işin prosuydu, ajkim jijim (aşkım, cicim) derken alacağı ücretin hizmetini vermeye başladı. bi süre sonra o utangaç adam gitmiş, yerine baltacı mehmet paşa gelmişti adeta. hatuna çift vurup tek sayıyordum şerefsizim. yeter ulan! otobüslerde duraklarda platonik aşklar yaşamakla gençliğim harcandı gitti. o hınçla artık nasıl piston gibi çalıştıysam karşılıklı bi memnun kalma durumu oldu sanırım. fahişe arkadaş fazladan bir saat daha kalmış yanımda farkedemedim. inşallah ekstradan ücret istemez diye geçirdim içimden. bir saat olarak anlaşmıştık çünkü telefonda. hışımla kalkıp bornozu geçirdim üstüme. arkadan http://www.ivona.com/en/?tk=wPdZ2i5cjE diye bi ses geldi. sinirden güldüm. yok anacım yok dedim, duj muj istemiyoore.

bayanı kapıya kadar geçirdim. uğurlama anlamında piçler yanlış anlamayın. zaten karının feriştahı kaymış vaziyette dinlenmesine fırsat vermeden (bi bakıma kovarcasına) göndermemin sebebi de dikkat eksikliğinden faydalanmaktı. bi hamlede sahte 200 lirayı eline tutuşturuverdim. tek kaşı havada "bu ne?" dedi. "anlaştığımız bir saatlik hizmetinin karşılığı güzelim" diyip geçiştirdim. kız güldü, http://www.ivona.com/en/?tk=FnjTflWHeL diyip gitti.

derin bi ohhhhhhhh çekerek kendimi kanepeye bıraktım. ulan dedim osman, ne piçsin. hiç yoktan sikişli sokuşlu ortam yaptın kendine helal len! artık o saf, toy çocuk yok oğlum! dünyanın keyfi, yemesini bilenler için vardır. bi dal orgazm sigarası yakıp kendimle gurur duyarak keyif içinde içtim içtim...

ne kadar uyudum bilmiyorum yumruklanan kapı sesine uyandım. "AÇ ULAN KAPIYI OROSPUÇOCUĞU" diye bağırıyodu birisi. allah allah dedim noluyo ya? gidip anahtar deliğinden baktım zebellah gibi iki tane barzo kapımı kırmaya çalışıyolar. arkalarında da benim çivilediğim hatun. ananısikiyim dedim sıçtık..sıçtıkkk! kapıyı kırarlarsa fazladan bi de kapı masrafı çıkacaktı. zaten ev sahibiyle papazım. o beyin fırtınası anında aklıma gelen en mantıklı çözüme sarıldım. kapıyı açıp yatabildiğim kadar salağa yatmalı ve paranın sahte olma durumundan habersiz olduğuma inandırmalıydım.

geldim geldim patlama! diyerek kapıyı bi bıkkınlık ifadesiyle açtım. orospu "ijte bu herrif!" diyince hanzolardan biri boğazımdan tutup duvara dayadı. diğeri de beline davrandı. kendimi savunmama izin vermeden buz gibi namluyu kaşlarımın arasına dayadı goril kılıklı pezevenk (harbici pezevenk adam yanlış olmasın). daha önce kafanıza silah dayandıysa durumumu anlayabilirsiniz piçler. diğerleri için izah ediyorum: yaşadığınız en büyük korkuyu düşünün, binle çarpın. barzolardan silahlı olanı gür ve balgamlı ses tonuyla kükremeden önce derin bir nefes çekti. adamın höykürmesine fırsat vermeden: "abi valla billa bilmiyodum paranın sahte olduğunu ekmek kuran çarpsın ki bilmiyodum!"     ...dedim. 

kafamı sikeyim.

"paranın sahte çıktığını nerden biliyon ozaman göt oğlanı!" diye bağırdı suratıma. abi, tabancaya gerek yok bu ağız kokusuyla  bile öldürebilirsin beni demek geldi içimden. ense köküme kabzayla vurup yere düşürdüler. 

-bize yamuk yaparsın ha?
-abi vallaha..
-sus ulan it oğlu it! hamdi sopayı getir.
-hamdi abi, bokunu yiyim abi t...
-kes hüleayn! HAMDİ SOPA!
adı hamdi olan zebellah elinde beyzbol sopasıyla geldi. ulan adamlar kıro mıro ama profesyonellermiş. beyzbol sopası, sig sauer marka tabanca falan helal olsun lan diye geçirdim içimden. ne diyorum lan ben? hamdi olmayan eleman sopayı aldı. kafama gelmemesine özen göstererek vücudumun muhtelif bölgelerine random darbeler indirdi. 
-bize kazık atmak ha! 
çok fazla hırpalamak istemediği belliydi. önce hesbı kapatıp esas dayağı üstüne atıcaktı.
-çıkar ulan paraları yavvşak! 
-para yok.
-nası yok lan nası yok!
-abi cüzdan pantolonumun cebinde. evi de arayın isterseniz vallaha 5 kuruş yok.
-HAMDİ SOPA! 

beyzbol sopası seri darbeler halinde vücuduma inmeye başladı. busefer can yakma, belki 3-5 kemik kırma isteğiyle iniyordu sopa. arada bir durup paranın yerini soruyordu. cevap olarak yalvarmayla karışık anlamsız iniltileri duydukça iyice sinire kesiyordu. verdikçe veriyordu odunu. üçlü beşli kombolar bana mısın demiyordu. 

suyun etkisiyle irkilerek uyandım. hamdi denen orospuçocuğu merdiven hotrumuyla ıslatıyordu beni. ayrıca kendimi domuz bağı şeklinde bağlanmış olarak buldum. çırılçıplak ve yarı domalık şekilde duruyordum.

domuz bağı - temsili resim

sopayı kullanan adam sanatında uzman olmalıydı. üstümden tır geçmiş gibiydi ama kırık kemik olmadığına emindim. kırık olsa duramazdım lan heheh. hamdi olmayan adam param olmadığına ikna olmuştu muhtemelen. ortalığın haline bakıldığında rahatlıkla anlaşılabiliyordu. ev öyle bi aranmıştı ki dandanakan savaşı'nın üçüncüsü ve dördüncüsü üst üste yapılmıştı. işin bok tarafı, artık kozlarım da tükenmiş, adamların merhametine kalmıştım. 

hamdi olmayan adamın adına turgut diyorum şu andan itibaren. çünkü adını asla öğrenemedim. adama herkes reyiz ya da abi diyordu. neyse, turgut geldi saçlarımdan tutup kafamı hoyratça tavana doğru çekti. 

-olm sen bizi siktin, biz de seni sikicez!... gerçek anlamda. 
- abiie abi taşşanızı yiyim yapmayın etmeyin abiee namusuma elleşmeyin 200 değil 2.000 lira bulurum size 20.000 bulurum abi! turgut abi!
-HAMDİ YARAK!
-...

***

devam edecek






4 yorum:

  1. gelir devran döner horoz domalır tavuk siker güzeldi panpa devamını geciktirme

    YanıtlaSil
  2. selam beyler ben hamdi. soruları alayım

    YanıtlaSil
  3. harika olmuş panpa...şu escortun numarayı yollasana

    YanıtlaSil
  4. dikkatsiz birine parayı yediririm demişsin ama sen daha beter yemişsin panpa.

    YanıtlaSil