Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

hayatımın aşkı

Resim
evet beyler yanlış okumadınız başlığı. hayatımın aşkı, bi tanecik sevgilim benim.. onu çok seviyorum piçler içimde bi şeyler pıt pıt ediyor aklıma geldikçe. hiç aklımdan çıkmadığını tahmin edersiniz ki bütün gün pıtır pıtır gezdim ortalıkta pancar motoru gibi. bütün gün diyorum çünkü ilişkimiz o kadar taze ki.. hemen sizlerle paylaşma ihtiyacı hissettim. içim içime sığmıyor çünkü illa ki birilerine anlatmam gerek. sizden başka da kimsem yok ki piçler
her şey bu gün başladı. öğle tatilinde bi şeyler yemek için ofisten çıkmıştım. her gün yediğimiz tavuk dönerden baydığım için daha farklı tatların arayışındaydım; tabi 5 lirayı geçmemek kaydıyla. çarşının sonunda ekmek arası ciğer kavurma satan seyyar bi eleman vardı. bildiğiniz gibi seyyar pilavcı, kokoreççi vs. ilk tercihimdir hep. mc donalds'mış burger king'miş hiç gitmem öyle kapitalizm kalelerine. o sırada ayaklarımın dibinde yerde sürünerek ilerleyen dilenciyi fark ettim. adamın belden aşağısı yoktu. kaykay gibi bir şeyin üze…

osman istanbul'da

Resim
selam piçler,
yaklaşık iki haftadır istanbul'da orospu karı gibi sürtüyorum. e tabi yazmaya vakit olmuyo haliyle. siz sabırla beklerken maskeli abiniz tabiri caizse her taşın altına baktı, her götü elledi, çok sağlam malzeme topladı. bunları derleyip yazması kaldı bi tek. onu da izmir'e dönünce halledicez inşallah. bi süre daha sıkın büzüğü geliyorum piçler. 
ge-li-yo-rum!

ölümsüz

Resim
benim adım osman. 26 yaşındayım. bunca yıl nasıl hayatta kaldığıma inanamıyorum. benim lanetim bu sanırım: ölememek. 26 ölmek için genç bir yaş diyebilirsiniz. yadşadığım hayatı, başıma gelenleri bilmiyorsunuz. size bunları anlatmak için burdayım.
adım osman. babam 3. halife hz. osman'a ithafen adımı osman koymuş. kendisi son derece dinine bağlı bir adamdı ve bizim de kendisi gibi olmamızı istiyordu. istiyordu da, bizim aklımız fikrimiz oyunda, piçlikteydi. peder bey yumuşak huylu olduğu için üzerimizde hakimiyet kuramıyordu. o yüzden dini eğitimimizi profesyonellere bırakma kararı aldı.
ben o zamanlar okula başlama çağındaydım. abim tamer de ilkokul üçe gidiyordu. ilköğretimin zorunlu olmadığı yıllar tabi. abim okuldan alındı, ben de okula kayıt yaptırmak yerine beypazarı yatılı kuran kursu'na kaydedildim. babam yaptığı uzun araştırmalar sonucunda bulmuştu burayı. kuran kursunun başında meşhur hafız yörük hoca varmış. denilene göre hafızlık öğrencilerinde %99 başarı sağlıyormuş…

boşluk

Resim
bir gün yine dünyanın pisliğinden kaçmak için sahile indim. işin aslı, kendi pisliğimden kaçıyordum. balıkçıya bir altın verip kayığını kiraladım. kayıkçının rüşveti.. bu bir hafta çalışmadan şişenin dibini bulmasına yetecek bir bedeldi. işin tuhafı, ben meyhaneden denize doğru kaçarken balıkçı tam tersini yapıyordu. "sikmişim balıkçıyı ve gizemsiz dünyasını" diyerekten atladım kayığıma. ufuk çizgisine doğru çektim kürekleri. okyanusun ortasında yapayalnız kaldığımdan emin olunca durdum. sırt üstü uzandım, yıldızları izlemek istedim ama mor renkli bulutlar göğü kapatmıştı. ben de gözlerimi kapattım. içimden şarkı söylemek geldi. ne de olsa karga sesimi burda kimse duyamazdı. şarkımın ortasında uyuyakaldım.
***
duyduğum seslerle tatlı uykum bölündü. gözlerimi açtığımda bulutların dağılmış olduğunu fark ettim. oohaaa dedim oha! gök yüzünü bu kadar parlak ve net görmemiştim hiç. binlerce yıldız kur yaparcasına göz kırpıyordu. tekrar sese odaklandım. o ses.. öyle tatlı, öyle yumuş…

siyah orkide

Resim
bu gün hemen her cumartesi olduğu gibi bizim hanzolarla 'eğlenmeye' çıktık. zaten genelde adres bellidir, yüzde yetmiş alsancak, yüzde otuz küçük park. eğlenmeyi de sistematiğe oturttuysan kendinden kork amk. al başını ellerinin arasına, nasıl bir deney faresine, nasıl işe yaramaz bir göte dönüştüğünü düşün. benim eğlenme olayının amacı zaten bellidir: kafayı sıyırmamak için yalnız kalmamaya çalışırım. zaten eğlenme dediğime bakmayın benimkinin adına sosyalleşme çabası denilebilir ancak. yalnız kalmaktan ölesiye korkarım ben. ne zaman yalnız kalsam benim o gözüm, benim o şirret gözüm içeriye dönüverir. kendi içimi görürüm. benim içim ne kadar harap, ne kadar iğrençtir bir bilseniz. benim içim vebalıdır. eğer siz de görebilseniz, size de bulaşır anında. içimde kan gövdeyi götürmektedir. lağım fareleri cirit atar orda burda. vöcür vöcür kaynaşır, kemirecek bir şeyler ararlar. hiç de aç kalmazlar. her yer yarım kalmış tasarıların, yanıp gitmiş hayallerin enkazlarıyla doludur. tam…

osman returns

Resim
selam beyler, hal hatır faslını geçiyorum. diablo yazmaktan vazgeçtim. fazla kurcalamaya gerek yok, daha önceden yazılmış bi hikayeyi coverlamaya ne gerek var? ağanın bokunun üstüne sıçılmazmış. diabloyu kendi haline bırakıyoruz. hem sikmişim feriştahını da iblisini de. feriştah melek anlamına gelir bu arada cahil piçler. herneyse... osman'ı özlemedik mi hepimiz? evet, en çok da ben özledim amk. ha bi de aklıma gelmişken, bundan sonra 1den fazla bölümü olan hikaye de yazmıyorum. hayatta başladığı işleri nadiren bitirebilmiş bi insandan arkası yarın kuşağı bekleyemezdiniz değil mi? blogun tozlu sayfalarında yarım kalmış öyküler için diyeceğim şudur ki, yazar bu öyküde finali okurun yorumuna bırakmış. hahaha işte bu! yıllardır fırsatını kolladığım intikamı sizden almak istemezdim ama başka da kimsem yok. çok şerefsizce. çok ibnece biliyorum.
dün uzun, lüle lüle saçlarıma kıydım. o saçlar ki,  insan içine çıktığımda topluma sebepsiz bir nefretle bakan gözlerimi saklayan pelerinimdi. g…

diablo - bölüm I. b

Resim
önce bunu oku:
http://maskelimanyak.blogspot.com/2012/08/diablo-bolum-i-a.html

karanlık sürgün
cehennem sayısız çağlar boyunca üçlü otorite egemenliği altında yönetilmiştir; dilaver, bayram ve mustafa kardeşler tarafından. bunların astları olan abdurrahman, bilal, durmuş ve ataniye de çüksüz kötüler (lesser evils) olarak kendi görevlerini harfiyen yerine getirmektedirler amma lakin ki, içlerinde yönetmeye olan açlık alevi sürekli yanmaktatır. özellikle abdurrahman yıllardır dilaver'i devirme planları yapmaktadır. ama bu tek başına üstesinden gelemiceği kadar ağır bir hamledir. o yüzden kardeşinden, yalanların lordu bilal'den yardım ister. kendisi cehennemin başına geçtiğinde bilal de onun sol taşşağı olacaktır. ve ikisinin hükmü dillere destan olacaktır plana göre. bilal abisinin büyüklüğünü kabul edip kaderine razı olmuş görünür. ne de olsa yalan söylemenin üstadıdır. günü geldiği zaman abisini de devirip kendi saltanatını sürebilecektir. ne de olsa abdurrahman'ı devirmek üç…

diablo - bölüm I. a

Resim
günah savaşları
allah cennet ve cehennemi dengeli bi şekilde yarattıktan sonra dünyevi işlerden elini eteğini çekmiştir. cennet sakinleri olan melekler dirlik düzen içinde yaşarken cehennem'deki mına koduğum iblisleri de siklerinin keyfine kaos ortamında takılmaktadırlar. zaman içinde birbirlerinden haberdar olan bu 2 boyut amansız bir sidik yarışı içine girecektir. klasik iyi/kötü savaşı işte. bu savaşlar başlamazdan evvel cennet ve cehennemin yönetim kadrosuna şöyle bir göz atıyoruz:
cehennem:
1- dilaver             (diablo) 2- bayram            (baal) 3- mustafa            (mephisto) 4- abdurrahman    (azmodan) 5- bilal                 (belial) 6- durmuş             (duriel) 7- ataniye            (andariel)
yukarıdaki liste taşşaklıdan taşaksıza doğru hiyerarşik bir düzendedir. dilaver, bayram ve mustafa cehennem'i yöneten baş iblisler (prime evils) olmakla birlikte kardeştir bu ipneler. diğerleri de çüksüz iblisler (lesser evils) olarak emir komuta zincirinde yer alırlar. tabi sürek…