Kayıtlar

Kasım, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

uçuş 666

Resim
ölümden sonra ebedi bir hayat var mı? bir çoğumuzun kafasını kurcalayan bu sorunun mutlak bir cevabı yok malesef. hepimiz inanmak istediğimize inanıp o yolda tüketiyoruz hayatlarımızı. sonunda da bilinmezliğe doğru bir yolculuğa çıkıyoruz tek başımıza. yaptığımız iyilik ve kötülüklerin hesaba çekileceği  tek bir gün. eğer varsa, o gün geldiğinde ne bok yiycez?
ortalama insan ömrü 65 yıl desek; sonsuzun yanında 65in bir değeri var mı? hadi 65 değil de bir milyon yıl ömrümüz olsun. sonsuzun yanında tüm sayıların değeri sıfırdır. bu durumda yapılması gereken en mantıklı şey, herşeyi bırakıp öteki taraf için çalışmaktır. peki ya sonraki hayat yoksa? kurduğumuz denkleme göre ortalama 65 yıl ömrümüzün de bir değeri yok demektir. hayvan gibi ölüp gitmek için 65 yıl yaşıcağıma dünyaya gururla sırtımı dönerim daha iyi. evet, karar verdim. tanrının olmadığını anladığım gün anlamsız yaşamıma son vericem.
***
daha önce başarısız birkaç intihar girişimim olmuştu. "ölemedim. o kadar zavalııyım ki…

96. saat - bölüm III

Resim
(hikayenin ilk bölümlerini okumayanlar bu linklere bastılar. siz de hikayeyi piç etmek istemiyorsanız içeri buyrun)
http://maskelimanyak.blogspot.com/2011/10/96-saat-bolum-i.html
http://maskelimanyak.blogspot.com/2011/11/96-saat-bolum-ii.html

kapıyı hışımla açıp dışarı çıktım. hava buz gibiydi. kar yağışı da inceden başlamıştı. kodumun deve kuşunu ne siz sorun ne ben söyliyim. göz göze gelmemek için hızlıca çıkıp burnumun dikine yürümeye başlamıştım. yine de yakalanmıştım anlaşılan. arkamdan gelen pıtı pıtı ayak sesleri ona ait olmalıydı. ben durunca duruyor, yürümeye başlayınca tekrar ayak sesleri gelmeye başlıyordu. dönmicem olm arkamı bakmıcam o aptal suratına diye geçirdim içimden. işin garip yanı, sokaktaki insanlar hiç şaşırmıyolardı peşimde yürüyen devekuşuna. lan yoksa devekuşu değil de cin şeytan iblis miblis olmasın lan! görünmez adam falan!!! arkamdakini iyice merak ediyordum artık. ışık hızında arkama döndüm.
"sen miydin hay allah cezanı vermesin ödümü sıçırttın it oğlu i…

metro deliği

Resim
seni istisnasız her gün görüyorum. günde 10 saniye, iyi ihtimal 12 saniye. seni gördüğüm zaman adımlarımı yavaşlatıyorum. daha çok görebilmek için.
5 saniye sabah 5 saniye akşam... ben caddeden metroya doğru yürürken sen metrodan sanayi mahallesi/4. levent tarafına doğru yürüyorsun. bakıyorsun yüzüme, gözlerime bakıyorsun. ne bir umut veriyorsun ne bir şüphe. ne gülümsüyorsun ne bir sinir. o hırçın güzelliğin hep mi üzerinde?
o kadar zarifsin ki adım atmıyor, süzülerek ilerliyorsun. böyle bir melaikenin metrolarda, otobüslerde ne işi var allahım diyorum. keşke hesabını bilmediğim kadar çok param olsaydı da seni evinden arabamla, helikopterimle, ne bileyim füzemle falan alabilseydim. belki de yazgımız bu metro istasyonunda çözülecek diye düşünüyorum...


***
artık o caddede senle karşılaşmak hayatımın bir parçası oldu. aslına bakarsan hayatımın anlamlı olan tek parçası oldu diyelim. o güzel yüzünü gün boyunca hatırımdan çıkarmıyorum. metroda, işte, bütün insanların yüzünde seni arıyorum. evi…

96. saat - bölüm II

Resim
(hikayenin ilk bölümünü okumayanlar bu linke bastılar. siz de hikayeyi piç etmek istemiyorsanız içeri buyrun: http://maskelimanyak.blogspot.com/2011/10/96-saat-bolum-i.html )
ofiste işim bitmişti ama eve gitmek istemiyordum. evde uyuma riski vardı hem de yalnız kalmak daha keyifliydi. ofis sessiz sakin, sıcak ve rahattı. tek şikayetim dayanılmaz baş ve göz ağrılarıydı. sanırım baş ağrısının sebebi de göz ağrısıydı. 70 küsür saattir dinlenmeden çalışmıştı gözlerim. pc başından nadiren kalktığım da göz önüne alınırsa adeta anası sikilmişti gözlerimin. uyuyakalırım korkusuyla 5-10dk bile olsa göz dinlendirme yapmamıştım. cayır cayır yanıyordu gözler. göz altı torbalarım çuvallarım kafam kadar şişmiş, gözlerim kanlanıp yuvalarından fırlamıştı. mümkün olduğunca aynalardan uzak durmaya çalışıyordum. geleceği gösteren kahinlerin küreleri olur ya hani moruk; aynı hesap, aynaya bakınca 20 sene sonraki halimi görüyordum. bu bitkin görüntüm zaten harap olmuş psikolojik durumumu da daha beter bozuy…