7 Ekim 2011 Cuma

koruyucu melek

-seni seviyorum osman
-...


***

benim hiç sevgilim olmadı. hiç bir dişi gözlerimin içine bakıp yana yana "seni seviyorum osman" demedi. niye desindi ki?  aynaya baktığımda gördüğüm şey, eski bir basket topunun üzerine rastgele karalanmış bir surattan ibaretti. brad pitt insansa ben bir tür hastalık olmalıydım. ya hadi sevgiliyi geçtim, karşı cinsten bi arkadaşım, dostum bile olmamıştı hiç. okulda kızlar benle ilgilenmek bi yana dursun, diğer erkeklerin yaptığı gibi dalga bile geçmezlerdi. hiç yokmuşum gibi davranırlardı. bi süre sonra var olduğumdan şüphe etmeye başladım. taşak geçmekten, ezmekten sıkılınca erkekler de benimle alakayı kestiler. öğretmenim bile götümü yırta yırta parmak kaldırdığım zamanlarda bile beni hiç görmezdi, sanırım ben gerçekten yoktum. aslına bakarsanız, benim erkek arkadaşım bile yoktu. koca dünyada tek başımaydım.

***

var olmadığımdan emin olduğum gün soluğu mahallemizdeki süpermarketin önünde aldım. bildiğiniz gibi, insanların varlığını algılayıp kapıları açan otomatik kapı sistemleri bilim kurgu filmlerinden hayatımıza gireli hayli olmuştu.  otomatik kapıdan geçmeye çalışırken cama yapışacağımdan 2 kere 2 10 eder gibi emindim (evet matematiğim zayıftı biraz).  yine de şansımı denemek istedim. derin nefes alıp bildiğim bütün duaları okudum. gözlerimi yumup arkasında kaderimin yattığı kapıya doğru yürümeye başladım. gözlerimi açtığımda marketin içindeydim. heh.. bedensiz olduğum için kapının içinden geçmiş olmalıydım! bu da insanların beni görmezden gelişini açıklıyordu. sevinsem mi üzülsem mi ne yapıcağımı bilemedim.  çıkışı gösteren oku takip ederek kendimi dışarıya attım. parçalar yerine oturuyordu. adımlarım yavaşladı, nefesim tıkandı gözlerim buhulandı. gerçeğin yükü fazla ağır gelmişti. elim ayağım boşaldı diz üstü çöktüm. alnımı yere dayayıp ağzımı yırtılana kadar açtım ama sesim çıkmıyordu. sessizlik en büyük çığlıktır. gırtlağımı parçalarcasına son perdeden attığım çığlıkların frekansı insan kulağının algısı dışındaydı belki de. marketten çıkarken otomatik kapı dedektörü beni görmüş ve kapıları açmıştı. ben varım işte amına koduklarım! gerçeğim! madem ki gerçektim, bana yapılanlar kötü bir şaka olmalıydı. evet, hayat bir tek benim gülmediğim bir şakaydı. 

"........................."

ben yerlerde sürünürken tanrı olanlara daha fazla dayanamamış olmalı ki, ruhumu kurtarmak için bir melek gönderdi. melek elimden tutup ayağa kaldırdı beni. ışıltısından gözlerim kamaşıyordu. ne olursa olsun yüzüne bakıcaktım artık, gözlerim yansa bile. kafamı kaldırıp kurtarıcımla yüzleştim.

-kalk ayağa kendine gel!
-...
-korkma artık ben varım. kimse sana zarar veremez.
-s.. sen kimsin?
-benim adım tamer.
-osman benimkisi de.
-biliyorum hadi gel gidiyoruz.

***

tamer her açıdan mükemmel bir çocuktu. çok yakışıklıydı, yılan gibi kıvrak zekaya sahipti. fiziken de çok sağlıklıydı. babası subaydı. tamer'in iyi eğitim aldığı belliydi. mahallemize yeni taşınmıştı. bizim okula kaydolup sınıfımızdaki tek boş yer olan benim yanıma oturdu. o gün ben perişan haldeyken ailesiyle alışverişten çıkıyolarmış. seninki poşetleri falan sallamış kenara koşmuş benle ilgilenmeye. o günden beri tek ve en iyi arkadaşım oldu. ortaokulu, liseyi beraber okuduk. tamerin dersleri çok iyiydi. okulun tüm kızları ondan bi ilgi görmek için ölüp biterdi. tamer hiçbirine yüz vermedi. yoklarmış gibi davrandı. kızlar ilk defa benimle ilgilenmeye başlamıştı tamer'e erişmek için bile olsa. ilk cinsel deneyimimi de bu sebeple yaşamış olmak tuhaftı. aslına bakarsanız, hiç yaşamamış olmayı dilerdim. tamer erkekler arasında da tam bir şampiyondu. imrenilen, kıskanılandı her zaman. benim gibi ezikleri korur ama kimseyle itişip kakışmazdı. bir bakışı, bir cümlesiyle hallederdi ergen sorunlarını. çünkü o hepimizden önce aşmıştı o dönemleri. üniversitede de aynı okuldaydık. tamer'in puanı mühendisliklere tıpa falan yeterken benim yazdığım bölümü yazdı. su gibi geçti üniversite hayatı. tamer bölüm birincisi olarak bitirdi. hocaların ısrarına rağmen akademik kariyeri reddetti. 

askerlikte  acemiliği farklı yerlerde yaptık. ilk defa ayrılmıştık, bölükte sevilen biri olsam da kendimi çok yalnız ve güçsüz hissettim. öyle ya da böyle acemilik dönemi bitti, dağıtım için kura çekicektik.  tamer asteğmen okulunu 1. bitirdiği için gideceği şehri seçebilirdi. ben kuradan hakkari-şemdinli çekmiştim. çeker çekmez de tamer'i aradım haber verdim. sonuç olarak askerliği beraber şemdinli'de yaptık. bir çok operasyonda, çatışmada omuz omuza çarpıştık. tamer hep beni korur kollardı. bir gece araziye indiğimizde dar bir geçitte pusuya düştük. bizim tim mevzi aldı, ben ortada kaldım. tamer mevzilendiği kayanın arkasından deli gibi bağırıyordu bana. 2 isabet almışım, gözlerimi revirde açtım. tamer düşman grubu yok etmiş, beni sırtında taşımış, komutanı olduğu timi de zaiyat vermeden karakola döndürmeyi bilmişti.  askerlik bitti, tamer madalya aldı, ben babayı aldım. 

ben eve dönünce tamer de askeriyede kalmaktan vazgeçti. babasıyla baya papaz olmuşlardı bu yüzden. iş aramaya başladık. tamer biyere girdi, beni de yanına aldırdı. ben yerimde sayarken o kısa sürede yönetim kuruluna kadar yükseldi.

ve sonunda aynı kıza aşık olduk.

mahallemizdeki okulda yan sınıftan kara kuru bi kızdı aylin. okul bittikten sonra bir daha görmedik mahallede. meğer özel bi okula göndermişler şehir dışına. şimdi eğitimini tamamlamış, öğretmen olarak mezun olduğu okula atanaraktan geri dönmüş meğer. tamerle işten dönerken sigara almaya bakkala daldıydık. aylin de o sırada elindekiyle bakkaldan çıkarken çarpıştık 1 kase yoğurdu üstüme boşalttı. takım falan umrumda değildi kızı görünce kaşlarım kuş olup alnımdan uçup gitti resmen. hayatımda gördüğüm en güzel varlık bu olmalıydı. bu kadar doğal bi güzellik ancak su perilerinde olabilirdi. silkelenip göz ucuyla tamer'e baktım; onun da çenesi yerlerdeydi. kız "ay çok pardon afedersiniz" diyerekten üstümü sakarca eliyle temizlemeye çalışıyordu. o an sözleşmiş gibi tamerle birbirimize baktık ve adil bir savaş için 2 erkek gibi anlaştık. aylin'in fikrini soran olmamıştı tabi.

tamer'e karşı şansım olamazdı. olmadı da. tamer'in şahsi şovunu yapmasına izin verdim. havalar ısındığı gibi nefis bi kır düğününde evlendiler. ben de iyice kabuğuma çekildim.

bi gün odamın kapısı çaldı  aylin geldi üstünde pijamalarla  "konuşmamız lazım böyle olmuyo" dedi. hayırdır inşallah dedim odama buyur ettim. tamer'e saygımdan yüzüne bakmadan sorduklarına cevap vermeye başladım. dış kapıdan nasıl girdiğini de içten içe merak ediyordum.

- buyur yenge anlat, sorun nedir?
- şimdi de yenge olduk! sen ne yaptığının farkında mısın?
- efendim? anlamadım.
- kafanı çevir! yüzüme bak!
- sizi rahatsız etmemek için uzak durmaya çalışıyorum.
- bizi mi? hangi biz!? benim aşık olduğum, sevdiğim hayat dolu adam yok! nerde o? 
- biz uzun zamandır görüşmedik. bilmiyorum. 
- yeter artık bıktım oyunlarından, salağa yatmalarından! 
- yenge ne diyosun sen ne salağı ne yatması?
- hastasın sen ozaman! 
- DEĞİLİM!
- gel buraya!
hayır çekiştirme, bırak kolumu.
- gel buraya! korkma çıkar kafanı bak şu aynaya! ne görüyosun? 


"... ne görüyosun?"
aynada tamer'in yansımasını görüyordum. şaşkın bir ifadeyle bana bakıyordu. bakışlarım gözlerini aşıp aklının örtülerini deldi ve derinlerde yatan gerçeği gözler önüne serdi. kaderimle hesaplaştıktan sonra gözlerim aynadaki diğer yansımaya kaydı. aynada gözlerimiz birbirine deydi. göz bebeklerinin yavaş yavaş büyüdüğünü gördüm. içimi tatlı tatlı yakan bir his tüm vücudumu ele geçirdi. sessizlik en büyük çığlıktır ama en ufak sesle bozulur:




-seni seviyorum osman.
-...


12 yorum:

  1. hepimiz osmanız

    YanıtlaSil
  2. vay amnskim katil bahçıvanmış

    YanıtlaSil
  3. özet: tamer osmanmış aq okumayın boşuna

    YanıtlaSil
  4. beğendim piç

    YanıtlaSil
  5. çok iyi hikaye birader

    YanıtlaSil
  6. fight club'ın o her şeyin açığa çıktığı sahnesinde ne hissettiysem aynısını hissettim panpa. orada çektiğim "hassikir" in tonu demin çektiğimin aynısıydı resmen. müthiş olmuş

    YanıtlaSil
  7. iyi yszıyon piç

    YanıtlaSil
  8. acilen görüşmemiz gerek osman panpa. sana özelden nasıl ulaşcam bilgi ver.

    YanıtlaSil
  9. şikayet ve görüşleriniz için mmaskedmaniacc@hotmail.com adresine mail atınız

    YanıtlaSil
  10. way aminakoyum finalde headshot yemiş gibi oldum

    YanıtlaSil
  11. sallamasonik geldi bana

    YanıtlaSil